Mustafa Onat's items Go to Must.'s photostream

2 Aralık 2011 Cuma

Tekdüze

Akşam haberleri, maç muhabbeti, yemek tarifleri, sabah mahmurluğu, Pazartesi sendromu, vize/final haftaları, halı saha maçları, ofis gürültüsü, Pazar kahvaltıları, metrodaki/otobüsteki tanıdık yüzler, farkında olmadan izlediğimiz reklamlar, kulağımızdan eksik etmediğimiz şarkılar, elimizden düşmeyen telefonlar, çalması beklenen telefonlar, çalmasın diye kapatılan telefonlar, bitirilemeyen kitaplar, sinema biletleri, sınav kağıdının kenarına çizilen karamsar şekiller, renkli kalemler (sadece stabilo kalemler), hafta sonu gezileri, hayat telaşı, ıhlamur kokusu, sabah ezanı, Cumartesi rahatlığı, sabah kahvesi, çocuk neşesi, trafik çilesi, vapur sesi, kar beklentisi, si, si, si.. Ezberlenmiş bir hayatı yaşıyoruz.

Rutin işlerden ve monotonluktan sıkılır insan. Daha renkli bir yaşam hayal eder, bunun için çabalar. Ama bu kaygılarını unutur çoğu zaman ve -farkında olmadan- sıradan olanı yaşamaya devam eder. Bu durumun şarkısı olsa, aşağıda paylaştığım gibi olurdu. Aynı tempo, aynı melodi, değişiklik göstermeyen, kendini tekrarlayan, "bitti galiba" dendiğinde bitmeyen, tekdüze bir şarkı. Tarif sıkıcı gelebilir ama şarkı öyle değil.


Daha önce paylaştıklarım:
Zayak
Dashti
Història curta d'un vent

6 yorum:

  1. Hayata garip diyerek yazı kısmını geçiştirmiş gibi olmam herhalde..:) Müziklerse hepsi birbirinden şahane.. Teşekkürler..

    YanıtlaSil
  2. Aslında kapsamlı bir özet olur Doctor Blue Balloon. Ben iki kelimeyle anlatamıyorum maalesef (:

    Hem şarkıyı dinlemen yeterli. Melodinin sürekli kendini tekrarlaması tanıdık geldiği için metni şarkıya girizgah olsun diye yazmıştım.

    YanıtlaSil
  3. şarkı yazıya fon olmuş :)
    yazın da sıkıştırılmış hayatlarımıza ...

    YanıtlaSil
  4. Bana yıllardır o hissi veriyor kırmızı rujlu balık. Aynı şeyi düşündürdüyse ne mutlu.

    YanıtlaSil
  5. Öyle bir etkisi de var Aze (:

    YanıtlaSil